Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/9753 sayılı kararında, sanığın 15 yaşından büyük olan mağdureyi rızasıyla kaçırmasına rağmen 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunun unsurlarının neden oluşmadığı, buna karşılık TCK m. 234/3'teki suçun da neden oluşmadığı belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138187

Anılan Yargıtay kararında bu sonuçlara varılmasının nedenleri şunlardır: 1) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK m. 109) Suçunun Oluşmaması: Bu suçun oluşması için mağdurun 'hukuka aykırı olarak' hürriyetinden yoksun bırakılması, yani eylemin mağdurun rızası hilafına, cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştirilmesi gerekir. Somut olayda, 15 yaşından büyük olan mağdurenin hukuken geçerli bir rızası vardır ve sanıkla 'gönüllü olarak' birlikte kaçmıştır. Mağdurun geçerli rızası, eylemdeki hukuka aykırılık unsurunu ortadan kaldırdığı için TCK m. 109'daki suçun unsurları oluşmamıştır. 2) Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması (TCK m. 234/3) Suçunun Oluşmaması: Bu suçun oluşması için failin, çocuğu yanında tuttuğunu ailesine veya yetkili makamlara 'bildirmeme'si gerekir. Karara göre, sanık, mağdureyle birlikte gittiği hususunda 'aynı gün müştekilere (ailesine) telefonla bilgi vermiştir'. Bu bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği için, suçun bu temel unsuru da gerçekleşmemiştir. Her iki suçun da unsurları oluşmadığı için sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir (URL: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/cocugun-kacirilmasi-ve-alikonulmasi-sucu-cezasi-nedir.html).