Bilişim dolandırıcılığı suçunda, suça katıldığı iddia edilen ve banka hesabı kullanılan üçüncü kişinin suça iştirakinin, 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçundan farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138175

Bu iki durum arasındaki temel fark, failin suça katılım zamanı ve kastının yöneldiği eylemdir. Metnin 'Netice İtibariyle' bölümünde bu farka işaret edilmektedir: 1) Suça İştirak (Dolandırıcılığa Katılma): Bu durumda, üçüncü kişi, dolandırıcılık suçunun 'işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında', bu suça katılma kastıyla hareket eder. Ortak suç işleme kararı veya yardım etme amacıyla, dolandırıcılık eyleminin bir parçası olur. Kastı, dolandırıcılık suçunun işlenmesine yöneliktir. 2) Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK m. 282): Bu durumda, kişi, dolandırıcılık suçu 'işlendikten sonra' devreye girer. Dolandırıcılık suçuna iştirak etmemiştir, ancak bu suçtan elde edilen ve 'kirli' olduğu bilinen paranın, yasa dışı kaynağını gizlemek veya meşru bir görünüme kavuşturmak amacıyla kendi hesabında transfer edilmesi gibi işlemlere izin verir. Burada kast, dolandırıcılığa katılmak değil, suçtan elde edilen geliri aklamaktır. Kısacası, iştirakte suçun işlenişine 'baştan itibaren' bir katılım varken, aklama suçunda 'işlenmiş bir suçun sonuçlarına' yönelik bir katılım söz konusudur (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/bilisim-sistemleri-üzerinden-gerceklestirilen-dolandiricilik-suclarinda-bilgileri-kullanilan-ucuncu-kisilerin-ceza-sorumlulugu).