Metinde, yüksek mahkeme üyeliğinin süreyle sınırlandırılmasına karşı bir çözüm önerisi olarak, 'yüksek yargıdaki mevcut üyelerin emeklilik yaşına kadar görevlerine devam edebilmelerinin sağlanması' ve 'üyeliği yılla sınırlayan düzenlemenin kaldırılması' teklif edilmektedir. Bu önerinin gerekçesi nedir?
Bu önerinin temel gerekçesi, hem mevcut üyelerin kazanılmış haklarını korumak ve sistemde ani bir boşluk yaratmamak hem de gelecekte yargı bağımsızlığını ve içtihat istikrarını güvence altına almaktır. Metindeki argümanlara göre gerekçeler şunlardır: 1) Kurumsal Hafızanın ve Tecrübenin Korunması: Mevcut üyelerin, özellikle 2016'da göreve başlayanların, toplu olarak görevden ayrılması, yüksek mahkemelerde ciddi bir tecrübe ve bilgi birikimi kaybına, yani 'kurumsal hafıza'nın zayıflamasına yol açacaktır. Mevcut üyelerin emekliliğe kadar devamı, bu kaybı önler. 2) Hakim Bağımsızlığının Sağlanması: Üyeliği yılla sınırlayan düzenlemenin kaldırılması, hakimlerin 'gelecek endişesi' veya 'yeniden seçilme beklentisi' gibi baskılardan kurtularak, tam bir bağımsızlık içinde karar vermelerini sağlar. 3) İçtihat İstikrarı: Üyelerin sık ve toplu değişmemesi, içtihatlarda öngörülebilirlik ve tutarlılığı artırarak hukuki güvenlik ilkesini güçlendirir. 4) Liyakate Dayalı Doğal Sirkülasyon: Yazar, yeni seçilecek üyeler için 45 veya 50 gibi bir yaş sınırı getirilmesini önermektedir. Bu, seçilen bir üyenin zaten emeklilik yaşına kadar en fazla 10-15 yıl görev yapacağı anlamına gelir ve sistemde doğal bir sirkülasyon yaratarak tıkanmayı önler. Bu öneri, süre sınırının getireceği sakıncaları, daha liyakate ve bağımsızlığa dayalı bir sistemle çözmeyi amaçlamaktadır (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/yargitay-ve-danistay-uyeligi-sure-ile-sinirlendirilebilir-mi).