Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.11.2014 tarihli kararında, kolluk kuvvetlerinin istihbari bir bilgi üzerine adli arama kararı almadan, önceden alınmış bir 'önleme araması' kararına dayanarak arama yapması neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Bu durumun hukuka aykırı bulunmasının temel nedeni, 'önleme araması' ile 'adli arama'nın amaçlarının, koşullarının ve hukuki rejimlerinin tamamen farklı olmasıdır. - Önleme Araması (PVSK m. 9): Henüz bir suç işlenmeden veya işlenmiş bir suçun faili belli değilken, 'genel güvenlik ve kamu düzenini' korumak amacıyla, somut ve belirli bir suç şüphesi olmaksızın yapılan, idari nitelikte bir aramadır. Amacı tehlikeyi önlemektir. - Adli Arama (CMK m. 116 vd.): İşlenmiş bir suçun failini veya delillerini bulmak amacıyla, 'somut bir suç şüphesi' altında ve genellikle hakim kararıyla yapılan, adli nitelikte bir koruma tedbiridir. Amacı suç delillerini elde etmektir. YCGK kararındaki olayda, kolluk, 'sahte para, mülteci ve kaçak eşya bulunduğu' yönünde somut bir istihbari bilgi elde etmiştir. Bu andan itibaren, ortada genel bir tehlike değil, 'somut bir suç şüphesi' vardır. Dolayısıyla, kolluğun yapması gereken, durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirip CMK hükümlerine göre bir 'adli arama' kararı veya emri almaktır. Bunun yerine, idari nitelikteki ve farklı bir amaca hizmet eden 'önleme araması' kararına dayanarak delil elde etmeye yönelik bir arama yapması, yetki ve usul saptırmasıdır ve bu nedenle yapılan arama hukuka aykırı bulunmuştur (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/hukuka-aykiri-delillerde-yeni-karar).