Bir ceza davasında, sanığın sorgulanmadığı bir aşamada (örneğin kollukta) alınan tanık ifadesine dayanılarak mahkumiyet kararı verilebilir mi? Anayasa Mahkemesi'nin Atilla Oğuz Boyalı kararında bu konuda ne belirtilmiştir?
Hayır, verilemez. Özellikle bu ifade mahkumiyetin tek veya belirleyici delili ise, buna dayanılarak mahkumiyet kararı kurulamaz. Metinde atıf yapılan Anayasa Mahkemesi'nin Atilla Oğuz Boyalı (2013/99) kararının 46. paragrafında bu ilke açıkça ifade edilmiştir: '...olayın tek tanığı varsa ve sadece bu tanığın ifadesine dayanılarak hüküm kurulacak ise bu tanık, duruşmada dinlenmeli ve sanık tarafından sorgulanmalıdır. Bu tanığın sanığın sorgulamadığı bir dönemde alınan önceki ifadesine dayanılarak mahkumiyet kararı verilemez'. Bu kural, 'doğrudan doğruyalık' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin bir gereğidir. Sanığın, aleyhindeki tanıkla yüzleşme, ona sorular yöneltme ve beyanlarının güvenilirliğini mahkeme önünde test etme imkanı bulması, adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36, İHAS m. 6) temel bir güvencesidir. Sadece soruşturma aşamasında alınmış bir ifadeye dayanmak, sanığı bu temel haktan mahrum bırakır ve savunma hakkını ihlal eder (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/Gizli-Tanığın-Dinlenmesi-Prosedürü-ve-Delil-Kuvveti).