Metinde, Yargıtay ve Danıştay üyeliğinde yeniden seçilme imkanı getirilmesinin, 'üyeliğin süre ile sınırlandırılmasından daha çok' hakim bağımsızlığını etkileyeceği savunulmaktadır. Bu argümanın temelindeki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138140

Bu argümanın temelindeki mantık, 'yeniden seçilme beklentisinin' hakim üzerinde yaratacağı potansiyel baskı ve etki mekanizmasıdır. Süre ile sınırlı üyelikte, üye görev süresinin sonunda ne olacağını (derece mahkemesine atanacağını) bilir ve bu kesinlik içinde (olumlu ya da olumsuz) bir tavır alabilir. Ancak 'yeniden seçilme' imkanı getirildiğinde, durum bir beklenti ve belirsizlik yönetimine dönüşür. Bu sistemde, görevdeki bir üyenin, görev süresinin sonunda yeniden seçilebilmek için, kendisini seçecek olan kuruma veya siyasi iradeye 'hoş görünme', onların beklentilerine uygun kararlar verme veya en azından onları rahatsız edecek kararlardan kaçınma eğilimine girebileceği endişesi vardır. Bu, hakimin 'iç bağımsızlığını', yani vicdani kanaatiyle karar verme özgürlüğünü doğrudan zedeler. Üye, gerçekte bağımsız davransa bile, kamuoyunda 'yeniden seçilebilmek için böyle karar verdi' algısı oluşabilir. Bu algı, yargının tarafsızlığına ve toplumun adalete olan inancına büyük zarar verir. Yazar, bu nedenle yeniden seçilme beklentisinin, sabit bir süre sonunda görevin sona ermesinden daha tehlikeli bir bağımlılık ilişkisi yaratacağını savunmaktadır (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/yargitay-ve-danistay-uyeligi-sure-ile-sinirlendirilebilir-mi).