Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/202 sayılı kararına göre, 17 yaşındaki bir mağdurenin kanuni temsilcisinin bilgisi dışında evi terk edip sanığın yanına giderek 13 gün kalması eyleminde, TCK m. 234/3'teki suçun unsurları nasıl oluşmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138139

Anılan YCGK kararında, TCK m. 234/3'teki suçun tüm unsurlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Bu unsurlar şunlardır: 1) Çocuğun Evi Terk Etmesi: Suç tarihinde 17 yaşında olan mağdure, 'kanuni temsilcisinin bilgi ve rızası dışında evi terk etmiştir'. 2) Çocuğun Rızasıyla Kalması: Mağdure, sanığın yanına gitmiş ve 'kendi rızasıyla' sanıkla birlikte kalmıştır. Bu, eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayıran unsurdur. 3) Failin Yabancı Olması: Sanık, çocuğun anne-babası veya üçüncü dereceye kadar kan hısmı olmadığından 'yabancı' fail statüsündedir. 4) Bildirim Yükümlülüğünün İhlali: Sanık, mağdureyi yaklaşık 13 gün süreyle yanında tutmuş ve bu durumu 'mağdurenin ailesine veya yetkili makamlara bildirmemiştir'. Failin, çocuğu yanında tuttuğu halde bu bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, suçun tamamlanmasını sağlayan en önemli unsurdur. Bu dört unsurun bir arada bulunması nedeniyle, YCGK sanığa atılı çocuğun alıkonulması suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğunu kabul etmiştir (URL: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/cocugun-kacirilmasi-ve-alikonulmasi-sucu-cezasi-nedir.html).