Bir markanın tescil başvurusunda, markanın bir bölümünü oluşturan bir kelimenin 'ayırt ediciliğinin düşük' olması, o markanın tesciline mutlak bir engel midir? Bu durumda markanın tescil edilebilirliği nasıl sağlanabilir?
Hayır, mutlak bir engel değildir. Bir kelimenin tek başına ayırt ediciliğinin düşük olması (örneğin 'lezzetli', 'sağlam', 'ekonomik' gibi tanımlayıcı veya 'makro', 'mega' gibi genelleyici kelimeler), o kelimeyi içeren bir markanın tescil edilemeyeceği anlamına gelmez. Ayırt ediciliği düşük bir unsur, markanın diğer unsurlarıyla (farklı kelimeler, şekiller, renkler, logolar) bir araya gelerek bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliği kazanabilir. Metindeki Yargıtay kararında da Bölge Adliye Mahkemesi, 'makro' ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ancak davalının buna 'TEKNİK GLASS WOOL' ibaresi ile renk ve şekil unsurları ekleyerek ayırt ediciliği sağladığını savunmuştur. Yargıtay bu görüşe katılmamış olsa da, temel ilke geçerlidir: Ayırt ediciliği düşük bir unsur, özgün ve ayırt edici başka unsurlarla birleşerek markanın bir bütün olarak tescil edilebilir hale gelmesini sağlayabilir. Önemli olan, markanın bir bütün olarak tüketiciler nezdinde belirli bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etme fonksiyonunu yerine getirip getiremediğidir (URL: https://www.zulkufarslan.av.tr/marka-benzerligi-tescil-basvurusunun-reddi/).