5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi, ceza yargılamasında 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesini benimsemiştir. Ancak aynı maddede bu ilkeye getirilen temel sınırlama nedir?
CMK m. 217, hakimin delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edeceğini belirterek 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesini benimsemiştir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası, bu serbestliğe çok önemli bir sınırlama getirmiştir. Bu sınırlama, 'Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.' hükmüdür. Bu hüküm, 'hukuka aykırı delillerin kullanılamayacağı' veya 'delil yasakları' olarak bilinen temel ilkeyi ifade eder. Buna göre, hakim delilleri değerlendirmekte serbesttir, ancak bu serbestlik sadece 'hukuka uygun' yollarla elde edilmiş deliller için geçerlidir. Eğer bir delil, Anayasa'ya, kanunlara veya hukukun genel ilkelerine aykırı bir yöntemle (örneğin, işkenceyle alınan ifade, usulsüz arama sonucu bulunan eşya) elde edilmişse, hakim bu delili vicdani kanaatinin oluşumunda dikkate alamaz ve hükmüne dayanak yapamaz. Bu, adil yargılanma hakkının ve hukuk devleti ilkesinin temel bir güvencesidir. Metindeki YCGK kararı da bu ilkeyi temel almıştır (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/hukuka-aykiri-delillerde-yeni-karar).