Bir murisin mirasçıları arasında irs (soy) ilişkisinin nüfus kayıtlarından tespit edilememesi durumunda, mahkemenin mirasçılık belgesi talebini reddetmesi mi gerekir? Bu durumda mahkeme nasıl bir yol izlemelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138100

Hayır, mahkemenin talebi doğrudan reddetmesi gerekmez. Metinde yer alan Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/1952 sayılı kararına göre, mirasçılık ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispatlanır. Ancak bu kayıtların yetersiz, eksik veya çelişkili olması durumunda mahkemenin izlemesi gereken bir yol vardır. Mirasçılık belgesi verilmesi davaları çekişmesiz yargı işi olduğu için, bu davalarda 're'sen (kendiliğinden) araştırma ilkesi' geçerlidir. Bu ilke uyarınca hakim, talebin ispatı için gerekli olan tüm delillere kendiliğinden başvurabilir. TMK m. 7'ye göre, nüfus kayıtlarının içeriğinin doğru olmadığının ispatı herhangi bir şekle tabi değildir. Bu nedenle, nüfus kayıtlarının yetersiz kaldığı durumlarda mahkeme; tanık dinleyebilir, eski tapu kayıtlarını, veraset ve intikal vergisi beyannamelerini, varsa diğer resmi belgeleri (pasaport, askerlik belgeleri vb.) getirtebilir, bilirkişi incelemesi yaptırabilir ve sonuç olarak irs ilişkisini her türlü delille tespit etmeye çalışmalıdır. Sadece nüfus kayıtları yetersiz diye davanın reddedilmesi, re'sen araştırma ilkesinin ihlali anlamına gelir (URL: https://barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/mirascilik-belgesi-veraset-ilami-nedir.html).