Bir kamu görevlisinin, görevi sona erdikten sonra kendisine yapılan 'terk emrine' rağmen görevi sürdürmeye devam etmesi, TCK m. 262 uyarınca hangi suçu oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138097

Bu eylem, TCK m. 262'de tanımlanan 'Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi' suçunun ikinci seçimlik hareketini oluşturur. TCK m. 262/1, suçu iki seçimlik hareketle tanımlar: 1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs etmek. 2) Terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdürmek. Görevi sona eren (örneğin emekli olan, görevden alınan veya görev süresi dolan) bir kamu görevlisine, yetkili makamlar tarafından görevi bırakması yönünde bir 'terk emri' tebliğ edilmesine rağmen, bu emre uymayarak fiilen o görevi yapmaya devam etmesi, bu suçu oluşturur. Metinde yer alan Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/13764 E. sayılı kararında da benzer bir durum söz konusudur. Çiftçi Malları Koruma Meclisi Başkanı olan sanığın, mahalli seçimler sonrası görevinin kanunen sona ermesine ve bu konuda kendisine uyarı yapılmasına rağmen, başkanlık unvanını kullanarak işlem yapmaya devam etmesi, TCK m. 262'deki suçun oluştuğuna karar verilmesini gerektirmiştir (URL: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-262-kamu-gorevinin-usulsuz-olarak-ustlenilmesi-sucu.html).