Bir kiracının kira sözleşmesi sona erdikten sonra kiralananı kullanmaya devam etmesi, ecrimisil davası açısından 'haksız işgal' ve 'kötü niyet' unsurlarını nasıl oluşturur?
Bu durum, ecrimisil davasının şartlarını tipik olarak karşılayan bir örnektir: 1) Haksız İşgal: Kira sözleşmesi, kiracının taşınmazı kullanmasının hukuki dayanağını oluşturur. Sözleşme sona erdiğinde (ve yenilenmediğinde), bu hukuki dayanak ortadan kalkar. Kiracının bu andan itibaren taşınmazda oturmaya devam etmesi, malikin mülkiyet hakkına tecavüz niteliğinde, hukuki bir sebebe dayanmayan bir 'haksız işgal' oluşturur. 2) Kötü Niyet: Kötü niyet, haksızlığın bilinmesi veya bilinmesi gerektiği durumdur. Kira sözleşmesinin sona erdiğini bilen bir kiracının, artık o taşınmazda oturmaya hukuken hakkı kalmadığını da bilmesi beklenir. TMK m. 3 uyarınca, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. Kiracı, sözleşmenin bittiğini bilmesine rağmen kullanıma devam ederek 'kötü niyetli' zilyet konumuna düşer. Bu andan itibaren, malikin ihtarına gerek kalmaksızın, malik lehine ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talep etme hakkı doğar. Kötü niyet, sözleşmenin sona erdiği tarihte başlar (URL: https://kadimhukuk.com.tr/makale/ecrimisil-davasi-haksiz-isgal-tazminati/).