Ceza Hukukunda 'objektif/kusursuz sorumluluğun' reddedilmesi ilkesi, bilişim dolandırıcılığı suçlarında banka hesabı kullanılan üçüncü kişinin sorumluluğu açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138095

Metnin 'Netice İtibariyle' bölümünde vurgulanan bu ilke, bir kişinin sırf bir suçun neticesiyle objektif bir bağlantısı olduğu için, herhangi bir kusuru (kast veya taksir) olmasa dahi sorumlu tutulamayacağını ifade eder. Bilişim dolandırıcılığı özelinde bu şu anlama gelir: Üçüncü bir kişinin banka hesabının bir suçta kullanılmış olması, o kişi ile suç arasında objektif bir bağlantı kurar. Ancak bu, onun mahkumiyeti için yeterli değildir. 'Objektif/kusursuz sorumluluğun reddi' ilkesi gereği, bu kişinin ayrıca manevi unsur (kusur) açısından da suçla bir bağının kurulması gerekir. Yani, kişinin hesabının bir dolandırıcılık suçunda kullanılacağını 'bilerek ve isteyerek' (kast) bu duruma izin verdiğinin ispatlanması zorunludur. Eğer kişi aldatılmışsa, kandırılmışsa veya meşru bir amaçla hesabını kullandırmışsa ve suç işleneceğini bilmiyorsa, ortada bir kusur yoktur. Sadece hesabının kullanılmış olması gerçeğine dayanarak kişiyi sorumlu tutmak, modern ceza hukukunun temelini oluşturan kusur ilkesini ihlal eden bir 'objektif sorumluluk' anlayışı olur ki bu, Türk Ceza Hukukunda kabul edilmemektedir (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/bilisim-sistemleri-üzerinden-gerceklestirilen-dolandiricilik-suclarinda-bilgileri-kullanilan-ucuncu-kisilerin-ceza-sorumlulugu).