Evi kendi rızasıyla terk eden 17 yaşındaki bir çocuğu, ailesine haber vermeden birkaç gün evinde misafir eden ve cinsel ilişkiye giren bir kişinin eylemleri hangi suçları oluşturur? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/10400 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138093

Anılan Yargıtay kararında, bu durumdaki bir failin eylemlerinin iki ayrı suçu oluşturduğu kabul edilmiştir: 1) Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (TCK m. 104/1): Mağdurenin 15-18 yaş grubunda olması ve eylemin cebir, tehdit veya hile olmaksızın, rızasıyla gerçekleşmesi nedeniyle, eylem 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' (TCK m. 103) değil, daha hafif olan ve şikayete tabi bulunan 'reşit olmayanla cinsel ilişki' suçunu oluşturur. 2) Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması (TCK m. 234/3): Failin, kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, durumu ailesine veya yetkili makamlara bildirmeksizin yanında tutması, bu suçu oluşturur. Yargıtay, bu durumda 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunun (TCK m. 109) unsurlarının oluşmadığını, çünkü mağdurenin kendi rızasıyla failin yanında kaldığını belirtmiştir. Dolayısıyla, failin her iki suçtan da (reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması) ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Yerel mahkemenin eylemleri daha ağır olan cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olarak nitelendirmesi, 'suç vasfında yanılgı' olarak görülmüş ve bozma nedeni sayılmıştır (URL: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/cocugun-kacirilmasi-ve-alikonulmasi-sucu-cezasi-nedir.html).