5271 sayılı CMK'nın 135. maddesinin gerekçesinde, telekomünikasyon yoluyla iletişime müdahale tedbirinin düzenlenme ihtiyacı hangi temel hakların çatışmasıyla açıklanmıştır ve bu denge nasıl kurulmaya çalışılmıştır?
CMK m. 135'in gerekçesinde, bu tedbirin düzenlenme ihtiyacının iki temel değerin çatışmasından kaynaklandığı belirtilmiştir: Bir yanda, özellikle uyuşturucu madde trafiği gibi başka yollarla delil elde etmenin çok zor olduğu ağır suçları ve faillerini ortaya çıkarma zorunluluğu, yani 'toplumsal yarar ve kamu güvenliği'; diğer yanda ise bireylerin 'haberleşme özgürlüğü' ve 'özel hayatın dokunulmazlığı' gibi temel insan hakları. Gerekçe, bu iki değer arasında bir denge kurulması gerektiğini, bu dengenin de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına uygun şekilde sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu dengeyi kurmak amacıyla kanun koyucu, tedbire başvurulmasını çok sıkı şartlara bağlamıştır. Bu şartlar arasında; tedbire sadece belirli katalog suçlar için başvurulabilmesi, başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması, hakim kararı alınması zorunluluğu ve tedbirin süreli olması gibi güvenceler yer almaktadır. Metinde, Fransız hukukunda 2 yıl hapis cezasını gerektiren suçlar için bu tedbire izin verilirken, TCK tasarısında bu sınırın 'beş yıl veya daha fazla' olarak belirlenmesinin, insan hakları lehine önemli bir koruma getirdiği ifade edilmiştir (URL: https://kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-135-madde-cmk/).