Bilişim dolandırıcılığı suçunda, banka hesabını bir başkasına 'hatır için' veya 'aldatılarak' veren ve suç işleneceğini bilmeyen bir kişinin ceza sorumluluğu var mıdır? Ceza hukukunun hangi temel ilkesi bu durumu açıklar?
Hayır, bu durumda ceza sorumluluğu yoktur. Bir kişinin ceza sorumluluğundan bahsedebilmek için, eylemi kasten (bilerek ve isteyerek) gerçekleştirmesi gerekir. Metinde, 'suça iştirak kastı olmaksızın', 'herhangi bir menfaat de temin etmeden' ve 'sehven, aldatılarak veya hatırla' bilgilerini veren kişinin ceza sorumluluğuna gidilemeyeceği vurgulanmaktadır. Bu durumu açıklayan temel ilke, ceza hukukunun 'kusur ilkesi' veya 'kusursuz ceza olmaz' (nulla poena sine culpa) ilkesidir. Bu ilkeye göre, bir kişinin bir suçtan sorumlu tutulabilmesi için, işlenen fiil nedeniyle kınanabilmesi, yani fiili işlerken en azından kusurlu (kast veya taksirle) hareket etmesi gerekir. Dolandırıcılık suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Bilgilerini aldatılarak veya suç işleneceğini öngöremeden veren kişinin, bu suça iştirak etme yönünde bir kastı bulunmadığından, kusurlu sayılamaz ve bu nedenle cezalandırılamaz. İddia makamının, kişinin bu suça iştirak kastını somut delillerle ispatlaması zorunludur (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/bilisim-sistemleri-üzerinden-gerceklestirilen-dolandiricilik-suclarinda-bilgileri-kullanilan-ucuncu-kisilerin-ceza-sorumlulugu).