Anayasa Mahkemesi'nin Önder Sığırcıkoğlu (2) kararında, gizli tanık beyanlarının 'duyuma dayalı beyanlar' olduğu iddiası, tanık sorgulama hakkının ihlali kararında nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138064

Anılan kararda, gizli tanık beyanlarının 'duyuma dayalı beyanlar' olduğu iddiası, tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmasında önemli bir rol oynamıştır. Tanık sorgulama hakkının temel amaçlarından biri, tanığın bilgisinin kaynağını, yani olayları bizzat görüp görmediğini, başkasından mı duyduğunu, ne kadar güvenilir olduğunu test etmektir. Başvurucu ve müdafiinin, tanığın beyanlarının duyuma dayalı olduğunu ileri sürmesi, bu beyanların güvenilirliğine ve ispat gücüne yönelik ciddi bir meydan okumadır. AYM, başvurucunun ve müdafiinin, gizli tanığı doğrudan sorgulama imkanı bulamadığı için, bu 'duyum' iddiasını derinlemesine araştırma, tanığı bu konuda sıkıştırma ve beyanlarının zayıflığını mahkeme önünde ortaya koyma fırsatını kullanamadığını tespit etmiştir. Savunmaya, tanık beyanına karşı yeterli bir itiraz imkanı tanınmadığı ve mahkumiyetin belirleyici biçimde bu sorgulanamayan ve duyuma dayalı olduğu iddia edilen ifadelere dayandırıldığı sonucuna varan AYM, bu nedenlerle Anayasa m. 36'da güvence altına alınan tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/Gizli-Tanığın-Dinlenmesi-Prosedürü-ve-Delil-Kuvveti).