Bir ecrimisil davasında, haksız işgalcinin 'iyi niyetli' olduğunun kabul edilmesi durumunda, malikin tazminat hakkı ve işgalcinin yaptığı giderleri talep hakkı nasıl etkilenir? İlgili TMK maddelerine atıfta bulunarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138059

Haksız işgalcinin iyi niyetli olduğunun kabul edilmesi, ecrimisil davasının sonucunu temelden değiştirir. İyi niyet, kişinin bir malı elinde bulundurmaya hakkı olduğuna dair haklı bir inanca sahip olmasıdır. Bu durumda: 1) Malikin Tazminat Hakkı: TMK m. 993 uyarınca, 'İyi niyetle zilyedi bulunduğu şeyi, karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan veya ondan yararlanan zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı, bu yüzden herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir.' Dolayısıyla, işgalcinin iyi niyetli olduğu dönem için malik, ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talep edemez. 2) İşgalcinin Giderleri Talep Hakkı: İyi niyetli haksız zilyedin hakları, kötü niyetliye göre daha geniştir. TMK m. 994'e göre, iyi niyetli zilyet, malı geri vermeyi isteyen malikten, o mal için yapmış olduğu 'zorunlu ve yararlı' giderlerin tazmin edilmesini isteyebilir. Hatta bu tazminat ödeninceye kadar malı geri vermekten kaçınma (hapis) hakkına sahiptir. Oysa kötü niyetli zilyet (TMK m. 995) sadece 'zorunlu' giderleri isteyebilir ve hapis hakkı yoktur. Kısacası, iyi niyetin varlığı, malikin ecrimisil hakkını ortadan kaldırırken, işgalciye yaptığı yararlı giderleri de talep etme imkanı tanır (URL: https://kadimhukuk.com.tr/makale/ecrimisil-davasi-haksiz-isgal-tazminati/).