Hukuk sistemimizde 'kınama kararı' ile 'saldırının hukuka aykırılığının tespiti kararı' arasındaki temel farklar nelerdir? Bu kararların verilebilme koşulları ve hukuki amaçları açısından karşılaştırınız.
Bu iki karar türü arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Hukuki Dayanak ve Amaç: 'Saldırının hukuka aykırılığının tespiti' kararı, TMK m. 25/1'e dayanan, bir saldırının sona ermesine rağmen etkileri devam ediyorsa bu durumun hukuken tescil edilmesini amaçlayan bir tespit davasıdır. 'Kınama kararı' ise BK m. 49/3 (yeni TBK m. 58/2) uyarınca bir manevi tazminat (giderim) biçimidir. Amacı, sadece tespitle kalmayıp, haksız saldırıyı mahkeme kararıyla kınayarak zarar görene manevi bir tatmin sağlamaktır. 2) Verilme Koşulları: Tespit kararı verilebilmesi için, hukuka aykırı bir saldırının varlığı ve davacının bu tespitin yapılmasında hukuki yararının bulunması yeterlidir. Kınama kararı verilebilmesi için ise manevi tazminatın tüm koşullarının (hukuka aykırı fiil, zarar, kusur, illiyet bağı) gerçekleşmesi gerekir. 3) Niteliği: Tespit kararı, maddi ve manevi tazminat gibi taleplerle birlikte istenebilen bağımsız bir dava türüdür. Kınama kararı ise, parasal tazminatın yerine veya ona ek olarak hükmedilebilen, hakimin takdir yetkisine bağlı bir yaptırımdır. Metindeki HGK kararı da bu takdir yetkisinin kullanımına bir örnektir (URL: https://www.zulkufarslan.av.tr/manevi-zararin-para-disinda-yolla-tazmini/).