Bir kişinin, kendisini Yargıtay Cumhuriyet Savcısı olarak tanıtıp, bir soruşturmada şüphelilerin ifadesini almak istemesi eylemi, TCK m. 262'deki Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi suçunu oluşturur mu? Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2012/1112 E. sayılı kararındaki hukuki gerekçeyi açıklayınız.
Hayır, oluşturmaz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, bu eylem TCK m. 262'deki suçu oluşturmamıştır. Kararın hukuki gerekçesi, failin yapmaya çalıştığı eylemin, üstlendiği kamu görevlisinin yasal olarak yapma yetkisi bulunan bir işlem olmamasıdır. TCK m. 262'nin oluşabilmesi için failin, üstlendiği kamu göreviyle 'bağlantılı' ve o görevlinin 'yetkisi dahilinde' olan bir eylem veya işlemi yapmaya kalkışması zorunludur. Somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının, devam eden bir soruşturma kapsamında doğrudan şüphelilerin ifadesini alma gibi bir yetkisi bulunmamaktadır; bu görev soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına aittir. Fail, her ne kadar kendisine savcı süsü verse de, yapmaya kalkıştığı eylem (ifade alma), üstlendiği memuriyetin (Yargıtay Savcılığı) görev ve yetkisiyle uyumlu değildir. Bu nedenle Yargıtay, 'üstlenilen memuriyete ait bir görevin yapılmaya kalkışılmadığı' gerekçesiyle suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın beraat etmesi gerektiğine karar vermiştir (URL: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-262-kamu-gorevinin-usulsuz-olarak-ustlenilmesi-sucu.html).