Zorunlu geçit hakkı (TMK m. 747) davasında, güzergah belirlenirken 'fedakarlığın denkleştirilmesi' ilkesi ne anlama gelir ve bu ilke uyarınca mahkeme hangi faktörleri öncelikle dikkate almalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138006

Zorunlu geçit hakkı davasında 'fedakarlığın denkleştirilmesi' ilkesi, geçit hakkı kurulurken hem geçit isteyen davacının menfaatinin hem de aleyhine geçit kurulacak olan davalı komşunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin dengelenmesini ifade eder. Amaç, davacının ihtiyacını karşılarken davalıya en az zararı vermektir. Metinde belirtilen Yargıtay içtihatlarına göre mahkeme bu ilke çerçevesinde şu faktörleri dikkate almalıdır: 1) En Az Zarar: Öncelikli amaç, davacı için en kısa veya en az masraflı yolu bulmak değil, aleyhine geçit kurulacak taşınmaz malikleri için objektif olarak en az zararı oluşturacak güzergahı tercih etmektir. 2) Taşınmazın Bütünlüğü: Aleyhine geçit kurulan taşınmazın bölünerek ekonomik kullanım bütünlüğünün bozulmamasına özen gösterilmelidir. Taşınmazı ikiye bölen güzergahlardan kaçınılmalıdır. 3) Mevcut Durum: Taşınmazın önceki mülkiyet ve yol durumuna, zeminde fiilen kullanılan bir yol varsa ona öncelik tanınmalıdır. 4) Yüzölçümü: Fedakarlığın denkleştirilmesi gereği, yüzölçümü küçük olan taşınmazlar yerine öncelikle yüzölçümü daha büyük olan taşınmazlardan geçit kurulması tercih edilmelidir (URL: https://barandogan.av.tr/blog/gayrimenkul-hukuku/gecit-hakki-davasi-nedir.html).