Bir telefonun IMEI numarası üzerinden HTS (Historical Traffic Search) raporlarının istenmesi, CMK m. 135 kapsamında bir 'iletişimin tespiti' tedbiri midir, yoksa Cumhuriyet savcısının genel soruşturma yetkisi içinde midir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/2130 E. sayılı kanun yararına bozma kararını esas alarak açıklayınız.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin anılan kararına göre, çalınan bir telefonun IMEI numarası üzerinden, telefonun kim tarafından ve nerede kullanıldığını gösteren HTS raporlarının ilgili GSM operatörlerinden istenmesi, CMK m. 135'te düzenlenen ve özel hakim kararı gerektiren bir 'iletişimin tespiti' tedbiri niteliğinde değildir. Yargıtay bu işlemi, Cumhuriyet savcısının CMK m. 160 uyarınca sahip olduğu 'genel soruşturma yetkisi' ve 'delil toplama görevi' kapsamında değerlendirmiştir. CMK m. 135, iletişimin içeriğine müdahale etmeksizin, geleceğe yönelik olarak iletişim sinyal bilgilerinin değerlendirilmesini kapsar. Oysa HTS kayıtları, geçmişe dönük olarak bir hattın veya cihazın kimlerle, ne zaman, nerede ve ne kadar süreyle görüştüğünü gösteren harici trafik bilgileridir ve bu bilgilere ulaşmak, savcının olağan delil toplama yetkisi dahilindedir. Bu nedenle, savcılığın bu basit araştırmayı yapmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi, eksik soruşturma olarak nitelendirilmiş ve karar kanun yararına bozulmuştur (URL: https://kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-135-madde-cmk/).