Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.11.2014 tarihli, 2013/9-610 E. sayılı kararında, 'önleme araması' kararının hangi durumlarda hukuka aykırı hale geleceği ve bu aykırılığın delillerin geçerliliği üzerindeki etkisi nasıl açıklanmıştır?
Anılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında, bir 'önleme araması' kararının hukuka aykırı hale geleceği durumlar ve sonuçları şöyle açıklanmıştır: 1) Süreklilik ve Genel Arama Niteliği: Makul bir sebep olmaksızın, belirli periyotlarla yenilenerek süreklilik arz eden ve genel bir arama izlenimi veren önleme araması kararları hukuka aykırıdır. 2) Suç Şüphesi Sonrası Uygulama: Bir suç şüphesi ortaya çıktıktan sonra yapılacak aramanın, CMK kurallarına göre 'adli arama' kararı veya emri ile yapılması gerekir. Bu aşamada, önceden alınmış bir önleme araması kararına dayanılarak arama yapılması hukuka aykırıdır. Karara konu somut olayda da kolluk, istihbari bir bilgiyle somut bir suç şüphesi (sahte para, mülteci, kaçak eşya) öğrendiği halde, CMK uyarınca adli arama kararı almak yerine, olaydan 8 gün önce verilmiş bir önleme araması kararına dayanarak arama yapmıştır. CGK, bu aramanın açıkça hukuka aykırı olduğuna ve bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına karar vermiştir. Hukuka aykırı delillerin yargılamada kullanılamayacağı ilkesi; Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a, m. 217/2 ve m. 230/1-b'ye dayandırılmıştır (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/hukuka-aykiri-delillerde-yeni-karar).