CMK m. 46/1-a ve Avukatlık Kanunu m. 36 uyarınca avukatın sır saklama yükümlülüğü ve tanıklıktan çekinme hakkı, hangi bilgileri kapsar? Bu hakkın kullanılabilmesi için müvekkilin rızası gerekli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137991

CMK m. 46/1-a ve Avukatlık Kanunu m. 36'ya göre avukatın sır saklama yükümlülüğü ve buna bağlı tanıklıktan çekinme hakkı, avukatların, stajyerlerinin veya yardımcılarının 'bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri' tüm bilgileri kapsar. Bu, sadece müvekkilin doğrudan anlattıklarını değil, dosya incelemesi, karşı tarafla yapılan görüşmeler veya dava hazırlığı sırasında öğrenilen her türlü sırrı ve bilgiyi içerir. Müvekkil ile yapılan tüm haberleşme de bu kapsamdadır. Bu hakkın kullanılabilmesi için müvekkilin rızası bir ön şart olmakla birlikte, mutlak değildir. Avukatlık Kanunu m. 36/2'ye göre, avukatın bu konularda tanıklık edebilmesi iş sahibinin (müvekkilin) muvafakatini almasına bağlıdır. Ancak, bu muvafakat alınsa dahi avukat tanıklık etmekten çekinebilir. Yani, müvekkil rıza gösterse bile avukatın çekinme hakkı devam eder. Bu durum, sır saklama yükümlülüğünün sadece müvekkilin menfaatini değil, aynı zamanda mesleğin saygınlığını ve kamunun savunma hakkına olan güvenini korumayı amaçladığını gösterir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/488 sayılı kararı da bu hakkın avukatın takdirinde olduğunu teyit etmektedir (URL: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-46-meslek-ve-surekli-ugrasilari-sebebiyle-tanikliktan-cekinme.html).