Kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davalarında, hakimin takdir yetkisinin Yargıtay tarafından denetiminin sınırları nelerdir? Yargıtay HGK'nın E: 2017/4-1398 sayılı kararı bu konuda nasıl bir ilke ortaya koymaktadır?
Metindeki HGK kararına göre, hakimin tazminatın türünü (parasal veya başka bir giderim) belirlemedeki takdir yetkisi geniştir. Yargıtay'ın bu takdir yetkisine yönelik denetimi, takdirin keyfi olup olmadığı, kanunun öngördüğü sınırlar içinde kullanılıp kullanılmadığı ve objektif kriterlere dayanıp dayanmadığı ile sınırlıdır. Ancak, Yargıtay, somut olayda manevi zararın giderilmesi için en uygun yöntemin hangisi olduğu konusunda hakimin yerine geçerek bir değerlendirme yapamaz. HGK kararında, yerel mahkemenin, somut olayın özelliklerini değerlendirerek parasal tazminatın daha uygun olduğuna karar vermesinin, takdir yetkisinin kullanımı kapsamında olduğu ve buna müdahale edilemeyeceği vurgulanmıştır. Özel Daire'nin 'parasal tazminat yerine kınama kararı verilmeliydi' şeklindeki bozma kararı, hakimin mutlak takdir yetkisine bir müdahale olarak görülmüştür. Yargıtay, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarının az ya da çok olması gibi hususları denetleyebileceğini belirtmiş, tazminatın türünün seçimini ise büyük ölçüde yerel mahkemenin takdirine bırakmıştır (URL: https://www.zulkufarslan.av.tr/manevi-zararin-para-disinda-yolla-tazmini/).