556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimali değerlendirilirken hangi unsurlar birlikte göz önünde bulundurulur ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'makro' ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki tespiti Yargıtay tarafından neden yeterli görülmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137958

556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesine göre karıştırılma ihtimalinin (iltibas) varlığından söz edebilmek için, hem marka işaretleri arasında hem de bu işaretlerin tescil edileceği mal ve hizmetler arasında aynılık veya benzerlik olması gerekir. İşaretler arasındaki benzerlik değerlendirilirken ise görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin yanı sıra, markanın bir bütün olarak ortalama tüketici nezdinde uyandırdığı genel izlenim esas alınır. Bölge Adliye Mahkemesi, 'makro' ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve davalının markasına eklediği 'teknik glass wool' unsurlarının bu düşüklüğü gidererek markayı farklılaştırdığını kabul etmiştir. Ancak Yargıtay, bu görüşü yeterli bulmamıştır. Yargıtay'a göre, bir ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olması, onun markanın esas unsuru olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. Benzerlik değerlendirmesinde markanın baskın unsurları gözetilmelidir. Somut olayda, 'MAKRO' ibaresi markanın baskın unsurudur ve bu unsur, davacının markalarıyla görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerdir. Eklenen tali unsurlar, baskın unsurun yarattığı karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yetmemektedir. Bu nedenle Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını bozmuştur (URL: https://www.zulkufarslan.av.tr/marka-benzerligi-tescil-basvurusunun-reddi/).