Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi suçunda (TCK m.135), verilerin bir 'kütüğe veya sicile kaydedilmesi' veya 'bir sistemde toplanıp saklanması' unsuru ne anlama gelir? Bir kişinin telefon numarasını bir kağıda yazmak bu suçu oluşturur mu?
Yargıtay içtihatlarına göre, TCK m.135'teki suçun oluşması için, kişisel verilerin belirli kriterlere göre sınıflandırılarak, tekrar erişilebilir ve kullanılabilir bir şekilde, yapılandırılmış bir ortama (sisteme) kaydedilmesi gerekir. Bu, bir bilgisayar veritabanı, bir dosyalama sistemi, bir ajanda veya fihrist olabilir. Amaç, verilerin rastgele bir yere not edilmesinin ötesinde, belirli bir amaç için 'işlenmek' üzere toplanmasıdır. Bir kişinin telefon numarasını, herhangi bir sınıflandırma olmaksızın, tek başına bir kağıt parçasına yazmak, genellikle bu 'sistemli kayıt' unsurunu taşımadığı için TCK m.135'i oluşturmaz. Ancak, yüzlerce kişinin telefon numarasını, isimleriyle birlikte, pazarlama amacıyla bir listeye veya deftere yazmak, verileri belirli bir kritere göre sınıflandırarak bir sistem oluşturmak anlamına geleceği için suçu oluşturur. Yani, fiilin suç sayılması için verinin 'işlenme' amacı taşıyan bir yapıya kaydedilmesi aranır (sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-kaydedilmesi).