TCK m.158/1-e'de düzenlenen suçun, TCK m.167'de belirtilen belirli akrabalar (eş, üstsoy, altsoy vb.) arasında işlenmesi mümkün müdür? Mümkünse hukuki sonucu ne olur?
TCK m.158/1-e'deki suçun zarar göreni 'kamu kurumu' olduğu için, bu suçun doğrudan TCK m.167'deki akrabalar arasında işlenmesi teorik olarak mümkün değildir. Çünkü TCK m.167, malvarlığına karşı işlenen suçların, belirli akrabalık ilişkisi içinde bulunan kişilerin 'zararına olarak' işlenmesi halinde uygulanır. Kamu kurumu zararına dolandırıcılıkta ise zarar gören şahıs değil, kamu tüzel kişiliğidir. Ancak, dolaylı bir senaryo düşünülebilir. Örneğin, bir kişi, babasına ait sahte belgeleri kullanarak SGK'yı dolandırırsa, burada doğrudan zarar gören SGK'dır. Fail ile mağdur (SGK) arasında akrabalık ilişkisi yoktur. Dolayısıyla TCK m.167'nin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu hüküm, örneğin kişinin babasının cüzdanını çaldığı basit hırsızlık gibi, mağdurun doğrudan akraba olduğu suçlar için geçerlidir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-zararina-dolandiricilik-sucu-cezasi.html).