6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde 'mahkemenin görevli olmasının' bir dava şartı olarak düzenlenmesinin, eski HUMK dönemindeki uygulamaya göre getirdiği en önemli değişiklik nedir?
Eski 1086 sayılı HUMK döneminde görev itirazı, bir 'ilk itiraz' olarak düzenlenmişti. Bu, görev itirazının ancak davanın en başında ve belirli bir süre içinde (cevap süresi) ileri sürülebileceği, bu süre kaçırılırsa mahkemenin görevsiz olsa bile davaya bakmaya devam edeceği (kamu düzenine ilişkin görev kuralları hariç) anlamına geliyordu. 6100 sayılı HMK ise m. 114/1-c ile 'görev'i bir 'dava şartı' haline getirmiştir. Dava şartları, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden (re'sen) dikkate alınır. Bu değişikliğin en önemli sonucu, görev itirazının artık bir süreye tabi olmamasıdır. Taraflar, yargılamanın her aşamasında görev itirazında bulunabilirler. Daha da önemlisi, taraflar itiraz etmese bile, hakim dosyanın görev alanına girmediğini fark ettiği anda (karar verilinceye kadar) re'sen görevsizlik kararı vermek zorundadır. Bu, yargılamanın doğru mahkemede yapılmasını güvence altına alan ve kamu düzenini koruyan temel bir değişikliktir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-450-yururlukten-kaldirilan-hukumler.html).