Bir sanığın, Yargıtay'ın bozma kararına direnen yerel mahkeme kararını temyiz etmesi halinde, temyiz dilekçesinde sadece ilk karara yönelik itirazlarını mı, yoksa direnme kararının gerekçesine yönelik itirazlarını da mı belirtmesi gerekir?
Sanığın, her iki hususa da değinmesi en doğru ve etkili savunma stratejisidir. Temyiz dilekçesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na (YCGK) hitap edecektir. Bu nedenle dilekçede; 1) **İlk Karara Yönelik İtirazlar:** Öncelikle, yerel mahkemenin ilk verdiği ve direnmeye konu olan kararın neden hukuka aykırı olduğu (delillerin yanlış değerlendirildiği, suçun unsurlarının oluşmadığı vb.) detaylı bir şekilde yeniden açıklanmalıdır. Bu, YCGK'nın uyuşmazlığın esasını anlamasını sağlar. 2) **Direnme Gerekçesine Yönelik İtirazlar:** Buna ek olarak, yerel mahkemenin direnme kararında, Yargıtay dairesinin bozma ilamına karşı ileri sürdüğü 'direnme gerekçelerinin' neden hukuken isabetsiz olduğu da ayrıca ve özellikle vurgulanmalıdır. Yani, Yargıtay dairesinin bozma kararının neden doğru ve yerinde olduğu, yerel mahkemenin direnme gerekçelerinin ise neden hukuki dayanaktan yoksun olduğu anlatılmalıdır. Bu şekilde, YCGK'ya hem davanın esası hem de direnmenin hukuka aykırılığı hakkında kapsamlı bir argüman sunulmuş olur (sen.av.tr/tr/makale/direnme-kararlarinda-izlenecek-usul).