Bir idari işlemin iptali davasında, ilk derece mahkemesinin verdiği ret kararının Danıştay tarafından bozulması ve dosyanın mahkemeye geri gönderilmesi üzerine, mahkemenin ilk kararında 'ısrar' etmesinin hukuki sonuçları nelerdir? Bu ısrar kararına karşı kanun yolu nedir?
İlk derece mahkemesinin, Danıştay'ın bozma kararına uymayarak ilk kararında 'ısrar' etmesi, uyuşmazlığın Danıştay'ın daha üst bir karar organı tarafından çözülmesini gerektiren bir durumdur. Bu durumda süreç şöyle işler: 1) İlk derece mahkemesi, neden bozma kararına uymadığını gerekçeleriyle açıkladığı bir 'ısrar kararı' verir. 2) Bu ısrar kararına karşı taraflar, yeniden 'temyiz' yoluna başvurabilirler. 3) Temyiz edilen dosya, bu kez kararı bozan Danıştay dairesine değil, doğrudan 'Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na (İDDK)' gider. 4) İDDK, uyuşmazlığı nihai olarak karara bağlar. İDDK'nın verdiği karar (bozmayı veya ısrarı yerinde bulma) kesindir ve hem ilk derece mahkemesini hem de ilgili Danıştay dairesini bağlar. Mahkemenin, İDDK kararına karşı artık direnme hakkı yoktur. Bu mekanizma, Danıştay daireleri ile ilk derece mahkemeleri arasındaki içtihat farklılıklarını gidermeyi ve hukuk birliğini sağlamayı amaçlar (İDDK, E:2014/397, K:2016/298) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/iyuk-madde-52-temyiz-ve-istinaf-istemlerinde-yurutmenin-durdurulmasi.html).