Danıştay 2. Dairesi'nin 2021/1531 K. sayılı kararında, davacının 'branştan çıkarma işlemi öncesinde görevden uzaklaştırılmış olduğu, fiilen görevli olmadığı halde branştan çıkarılmasında kamu yararı bulunmadığı' iddiası neden kabul görmemiştir?
Bu iddianın kabul görmemesinin temel nedeni, 'görevden uzaklaştırma' tedbirinin geçici, 'branştan çıkarma' işleminin ise kalıcı bir idari işlem olmasıdır. Görevden uzaklaştırma (657 s. Kanun m.137 vd.), hakkında ciddi iddialar bulunan bir memurun, soruşturma süresince görev başında kalmasının sakıncalı görülmesi nedeniyle alınan geçici bir 'ihtiyati tedbirdir'. Personelin memuriyet ve branş statüsü bu süreçte devam eder. Branştan çıkarma ise, personelin o branştaki görevine son veren, kalıcı ve nihai bir 'esas işlemdir'. İdare, görevden uzaklaştırılmış bir personel hakkındaki soruşturma sonucunda, o personelin artık o branşta görev yapmasının uygun olmadığı kanaatine varırsa, branştan çıkarma işlemini tesis edebilir. Personelin fiilen görevde olmaması, idarenin onun statüsü hakkında kalıcı bir karar almasına engel değildir. İki işlem farklı hukuki niteliklere ve amaçlara sahiptir. Bu nedenle, görevden uzaklaştırılmış olmak, branştan çıkarma işlemi yapılmasına hukuki bir engel teşkil etmez (kadimhukuk.com.tr/makale/branstan-cikarma-islemi-iptal-davasi/).