Bir kişinin, A şahsına yönelik doğrudan kastla ateş ederken, seken kurşunla olay yerindeki B şahsını olası kastla yaralaması durumunda, A'dan kaynaklanan haksız tahrik, B'ye karşı işlenen suçta uygulanabilir mi?
Hayır, uygulanamaz. Bu durum, Yargıtay'ın 'haksız tahrikin bizzat mağdurdan kaynaklanması gerektiği' yönündeki yerleşik içtihadının tipik bir örneğidir. Haksız tahrik (TCK m.29), failin, mağdurdan gelen haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elem altında suç işlemesi halinde cezasında indirim yapılmasını öngören bir kurumdur. Olayda, haksız fiil A şahsından gelmektedir. B şahsı ise, olayla ilgisi olmayan, faile yönelik haksız bir fiili bulunmayan tesadüfi bir mağdurdur. Failin, A'ya yönelik eyleminde haksız tahrik altında olduğu kabul edilse bile, bu durum B'ye karşı işlediği suç açısından bir indirim nedeni olarak kabul edilemez. Çünkü B açısından, haksız tahrikin 'mağdurdan sadır olma' şartı gerçekleşmemiştir. Fail, B'ye karşı işlediği suçtan tam ceza alır (YCGK-K.2014/123) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/olasi-kastla-suca-tesebbus-istirak-ve-haksiz-tahrik.html).