Bir emniyet personelinin branştan çıkarılmasına yönelik idari işlemin iptali davasında, idarenin takdir yetkisinin yargısal denetiminin sınırları nelerdir? Mahkeme, idarenin yerine geçerek 'yerindelik' denetimi yapabilir mi?
İdari yargının temel ilkelerinden biri, mahkemelerin idarenin yerine geçerek 'yerindelik' denetimi yapamamasıdır. Yani mahkeme, 'bu personel bu branşta daha verimli olurdu' veya 'branştan çıkarmak yerine başka bir birime atamak daha yerinde olurdu' gibi, idarenin takdir yetkisinin alanına giren bir değerlendirme yapamaz. Yargısal denetim, işlemin 'hukuka uygunluk' denetimi ile sınırlıdır. Bu denetim şu unsurları kapsar: 1) **Yetki:** İşlemi yapan makam yetkili midir? 2) **Şekil:** İşlem, kanunda öngörülen usul ve şekil kurallarına uygun yapılmış mıdır? 3) **Sebep:** İşlemin dayandığı sebep hukuka uygun ve gerçek midir? (örn. Yönetmelikte sayılan çıkarma nedenlerinden biri var mı?) 4) **Konu:** İşlemin kendisi hukuka uygun mudur? 5) **Amaç:** İşlem, kamu yararı amacı dışında (siyasi, kişisel vb.) bir amaçla mı tesis edilmiştir? Mahkeme, bu beş unsurdan birinde hukuka aykırılık tespit ederse işlemi iptal eder, ancak idarenin ne yapması gerektiğini söyleyemez (kadimhukuk.com.tr/makale/branstan-cikarma-islemi-iptal-davasi/).