SGK'dan sahte işe giriş bildirgeleriyle haksız menfaat temin edilmesi eyleminde, Yargıtay'ın dolandırıcılık suçunun oluşmadığı yönündeki kararlarında, 'paravan şirketler' ile 'gerçek faaliyeti olan şirketler' arasında bir ayrım yapılmakta mıdır?
Evet, Yargıtay kararlarında bu ayrım önem taşımaktadır. Eğer sahte sigortalılık bildirimi, tamamen 'hayali', yani hiçbir ticari faaliyeti, adresi, işçisi olmayan 'paravan' bir şirket üzerinden yapılmışsa, bu durumun kendisi nitelikli bir hile olarak kabul edilebilir ve dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönünde bir kanaat güçlenir. Çünkü bu durumda, kurumun denetim yapması fiilen imkansızlaştırılmaktadır. Ancak, Yargıtay'ın beraat kararı verdiği birçok olayda (örn. 11.CD, K.2023/3408), bildirimlerin 'gerçek faaliyeti olan', vergi kaydı bulunan, işçi çalıştıran bir şirket üzerinden yapıldığı görülmektedir. Bu durumda Yargıtay, şirketin gerçek olması nedeniyle kurumun her zaman denetim yapma imkanı bulunduğunu, bu nedenle aldatma unsurunun zayıf kaldığını ve suçun oluşmadığını belirtmektedir. Yani, hilenin niteliği değerlendirilirken, kullanılan şirketin gerçek veya paravan olması önemli bir kriterdir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-zararina-dolandiricilik-sucu-cezasi.html).