Bir kabahat fiili nedeniyle idari para cezası ve aynı fiile konu eşyanın müsaderesi kararı verildiğinde, bu iki yaptırımın hukuki niteliği ve tabi oldukları kanun yolu rejimi arasındaki fark nedir?
Bu iki yaptırım arasında hem nitelik hem de kanun yolu açısından fark vardır. 1) **İdari Para Cezası:** 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre bir 'idari yaptırım'dır. Bu yaptırıma karşı kural olarak, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde 'Sulh Ceza Hakimliği'ne' başvuru (itiraz) yapılır. Ancak, özel kanunlar farklı bir yargı yolu (örn. İdare Mahkemesi) öngörebilir. 2) **Müsadere:** Kabahatler Kanunu'nda 'idari tedbir' olarak nitelendirilmekle birlikte, özü itibarıyla ceza hukukuna ait bir güvenlik tedbiridir ve genellikle adli yargının alanına girer. CMK m. 259'a göre, suç konusu olmayan eşyanın müsaderesine Sulh Ceza Hakimi karar verir. Yargıtay 19. CD'nin 2017/5064 K. sayılı kararında olduğu gibi, eğer idari yaptırım ve müsadere aynı işlem kapsamında ve idari yargının görev alanına giren başka kararlarla birlikte verilmişse, uyuşmazlığın bütün olarak 'idari yargıda' çözülmesi gerekir. Bu durum, görevli yargı yolunun belirlenmesinde uyuşmazlığın bütününün dikkate alınması gerektiğini gösterir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-259-suc-konusu-olmayan-esyanin-musaderesi.html).