Haksız rekabet teşkil eden bir eylem (örn. aldatıcı reklam) nedeniyle zarara uğrayan bir tüketicinin, Tüketici Koruma Kanunu'nun yanı sıra Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümlerine (TTK m.54 vd.) dayanarak da dava açması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137385

Evet, mümkündür. Bir eylem hem Tüketici Koruma Kanunu'na göre 'haksız ticari uygulama' hem de Türk Ticaret Kanunu'na göre 'haksız rekabet' teşkil edebilir. TTK m. 56, haksız rekabet nedeniyle 'müşterileri veya diğer ilgilileri' zarar gören veya zarar görme tehlikesiyle karşılaşan kişilerin de dava açabileceğini belirtir. 'Müşteriler' ifadesi, tüketicileri de kapsar. Dolayısıyla, bir tüketici, aldatıcı bir reklam nedeniyle zarara uğradığında, hem 6502 sayılı Kanun uyarınca Tüketici Mahkemesi'nde (veya Hakem Heyeti'nde) haklarını arayabilir, hem de şartları varsa TTK hükümlerine dayanarak Asliye Ticaret Mahkemesi'nde haksız rekabetin tespiti, men'i veya maddi/manevi tazminat davası açabilir. Bu iki kanun birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olabilir ve tüketiciye daha geniş bir koruma alanı sunar (avukaterdemozkan.com/blog/bursa-tuketici-hukuku-avukat/).