Bir gösteri sırasında atılan sloganların veya taşınan pankartların, TCK m.215 (suçu ve suçluyu övme) suçunu mu yoksa TMK m.7/2 (terör örgütü propagandası) suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesinde, eylemin 'muhtevası' ve 'bağlamı' nasıl bir rol oynar?
Eylemin hukuki vasfının belirlenmesinde 'muhteva' (içerik) ve 'bağlam' kritik bir rol oynar. Yargıtay'ın da benimsediği yaklaşıma göre: 1) **Muhteva (İçerik):** Öncelikle ifadenin (slogan, pankart yazısı) içeriğine bakılır. Eğer ifade, açıkça terör örgütünün 'cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini' meşru gösteriyor, övüyor veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik ediyorsa, bu durum TMK m.7/2'deki propaganda suçunu oluşturur. Eğer ifade, şiddeti doğrudan övmüyor ancak işlenmiş bir suçu veya suçluyu (örn. örgüt liderini) yüceltiyorsa, eylem TCK m.215 kapsamında değerlendirilir. 2) **Bağlam:** İfadenin söylendiği veya sergilendiği bağlam da önemlidir. Eylemin, şiddet olaylarının yaşandığı, gerilimin yüksek olduğu bir ortamda mı, yoksa olaysız dağılan barışçıl bir gösteride mi yapıldığına bakılır. Şiddet içeren bir bağlamda söylenen bir söz, şiddeti teşvik etme potansiyeli taşıyacağı için propaganda suçuna daha yakınken, barışçıl bir bağlamdaki aynı söz ifade özgürlüğü veya daha hafif olan TCK m.215 kapsamında değerlendirilebilir. Mahkeme, bu iki unsuru birlikte değerlendirerek suçun vasfını tayin eder (Y16CD, K.2017/4856) (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sucu-ve-sucluyu-ovme-sucunun-cezasi.html).