Bir kişinin SGK'dan haksız yere aylık alması eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilirken, kurumun nüfus idaresi (MERNİS) ile entegre bir denetim sistemine sahip olmasının, 'hile' unsurunun varlığı açısından önemi nedir?
Kurumun MERNİS ile entegre bir denetim sistemine sahip olması, 'hile' unsurunun varlığını zayıflatan önemli bir faktördür. Dolandırıcılık suçundaki hilenin, mağdurun denetim olanaklarını bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Eğer SGK, aylık alan kişilerin medeni durum veya vefat gibi bilgilerini MERNİS üzerinden basit bir sorgulama ile periyodik olarak kontrol etme imkanına ve yükümlülüğüne sahipse, sanığın sadece durumu bildirmemesi şeklindeki pasif davranışı, bu denetim mekanizmasını aşan nitelikli bir hile olarak kabul edilmeyebilir. Yargıtay, bu tür durumlarda kurumun denetim görevini ihmal ettiğini ve sanığın eyleminin aldatma kabiliyetinin zayıf olduğunu belirterek, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı yönünde kararlar vermektedir. Yani, denetim imkanı ne kadar kolaysa, pasif bir gizleme davranışının hile olarak kabul edilmesi o kadar zorlaşır (Y15CD, K.2014/751) (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-zararina-dolandiricilik-sucu-cezasi.html).