TCK m.302'deki suçun 'maddi cebir' gerektirdiği kabul edilirse, 'cebir' kavramının kapsamına manevi cebir (tehdit) de girer mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137362

TCK m.302'nin gerekçesinde fiillerin 'cebrî' olması gerektiği belirtilirken, bu ifadeden kastedilenin 'maddi cebir' olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Maddi cebir, kişilere karşı fiziki güç kullanılmasını ifade eder. Yargıtay'ın uygulamaları da, bu suçun oluşumu için silahlı çatışma, bombalama, isyan gibi fiziki şiddet ve zorlama içeren eylemleri aramaktadır. Ancak, 'cebir' kavramı geniş yorumlandığında, TCK m.108'deki tanıma göre, bir şeyi yapması veya yapmaması için bir kişiye karşı zor kullanılmasını ifade eder ve tehdit de bir cebir türü olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte, TCK m.302 gibi ağır bir suçun oluşumu için, sadece soyut tehditlerin yeterli görülmesi, suçun uygulama alanını aşırı genişletme riski taşır. Genel kabul, TCK m.302 için aranan cebrin, fiziki ve maddi nitelikte olması, en azından bu nitelikteki eylemlerle desteklenen yoğun bir tehdit olması gerektiği yönündedir. Salt tehdit, genellikle bu suçun oluşumu için yeterli görülmez (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/devletin-guvenligine-karsi-suclar-tck-302.-madde.html).