Sahte fatura kullanma suçunda (VUK m.359/b), failin 'kastının' varlığı açısından, fatura bedelinin 'elden' ödenmesi ile 'banka kanalıyla' ödenmesi arasında ispat hukuku açısından ne gibi bir fark vardır?
Bu ödeme şekli, failin kastını ve işlemin gerçek olup olmadığını ispatlamada önemli bir karine teşkil eder. 1) **Banka Kanalıyla Ödeme:** Fatura bedelinin, faturayı düzenleyen şirketin banka hesabına havale veya EFT yoluyla ödenmesi, işlemin gerçek olduğuna dair güçlü bir delildir. Çünkü bu, ticari hayatın olağan akışına uygun, kayıtlı ve denetlenebilir bir işlemdir. Bu durum, failin faturanın sahte olduğunu bilmediği yönündeki savunmasını kuvvetlendirir. 2) **Elden Ödeme:** Fatura bedelinin elden, nakit olarak ödenmesi ise genellikle şüphe çeker. Özellikle yüksek meblağlı ödemelerin elden yapılması, ticari teamüllere aykırıdır ve işlemin gerçekliğini gizleme veya kayıt dışı bir işlem yapma amacı taşıdığına dair bir şüphe yaratabilir. Bu durum, tek başına kastın varlığı için yeterli olmasa da, diğer delillerle (örn. faturayı düzenleyen şirketin hayali olması) birleştiğinde, failin faturanın sahte olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği yönünde güçlü bir emare olarak mahkeme tarafından aleyhe değerlendirilebilir (or.av.tr/sahte-fatura-duzenleme-ve-kullanma-suclari-vergi-usul-kanunu-m-359/).