Bir sanığın, TCK m. 302 kapsamındaki amaç suçu (Devletin Birliğini Bozma) işlemek için işlediği 'araç suçlardan' (örn. kasten yaralama, mala zarar verme) da ayrıca cezalandırılmasını öngören TCK m. 302/2 hükmünün, 'geçitli suç' ve 'fikri içtima' kuralları karşısındaki özel durumunu açıklayınız.
TCK m. 302/2, 'Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.' diyerek, genel içtima kurallarına (özellikle fikri içtima ve geçitli suç) istisna getiren özel bir 'gerçek içtima' kuralı öngörmüştür. Normalde, bir fiil ile birden fazla suçun oluştuğu fikri içtima durumunda (TCK m.42) veya bir suçun işlenmesi için işlenen daha az ağır suçun (geçitli suç) ağır olan suçun içinde eridiği durumlarda, faile sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Ancak kanun koyucu, TCK m. 302'deki suçun vahametini ve toplumsal tehlikesini dikkate alarak, bu suçun işlenmesi sırasında işlenen kasten öldürme, yaralama, mala zarar verme gibi 'araç suçların' ayrıca ve bağımsız olarak cezalandırılmasını istemiştir. Bu özel düzenleme, genel içtima kurallarını devre dışı bırakır. Dolayısıyla, fail hem TCK m. 302'den hem de amaç suçu işlerken gerçekleştirdiği diğer araç suçlardan ayrı ayrı cezalandırılır ve cezalar toplanır (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/devletin-guvenligine-karsi-suclar-tck-302.-madde.html).