Anayasa m. 83/2'nin yasama dokunulmazlığına getirdiği istisnaların, Anayasa'nın 13. maddesindeki 'temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması' rejimiyle ilişkisi nedir? Bu istisnaların 'kanunilik' ilkesine uygun olması neden önemlidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137335

Anayasa m. 83/2'de sayılan istisnalar (ağır cezalık suçüstü hali, Anayasa m. 14'teki durumlar), milletvekilinin seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı (Anayasa m. 67) ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına (Anayasa m. 19) yönelik bir sınırlama niteliğindedir. Anayasa m. 13'e göre, bu tür temel hak sınırlamalarının 'ancak kanunla' yapılması, 'belirli' ve 'öngörülebilir' olması ve 'ölçülülük' ilkesine uygun olması gerekir. 'Kanunilik' ilkesi, bu sınırlamaların keyfi olmasını önleyen en temel güvencedir. Anayasa Mahkemesi'nin, Anayasa m. 14'e yapılan atfı 'belirsiz' bularak kanunilik ilkesine aykırı bulmasının temelinde bu yatmaktadır. Eğer dokunulmazlığın hangi suçlar için ve hangi koşullarda kaldırılacağı açık ve net bir şekilde kanunla düzenlenmezse, bu durum siyasi iktidarların veya yargı organlarının keyfi yorumlarıyla milletvekillerinin haklarını orantısız bir şekilde kısıtlamasına yol açabilir. Bu nedenle, dokunulmazlık istisnalarının kanunilik ilkesine tam olarak uyması, hukuk devleti ve demokratik toplum düzeni için zorunludur (sen.av.tr/tr/makale/yasama-dokunulmazligi-hakkinda-bazi-sorunlar).