Suçta kullanılan bir nakil vasıtasının (araç) müsaderesi talebi, asıl suçun dava zamanaşımına uğramasından nasıl etkilenir?
Suçta kullanılan bir nakil vasıtasının müsaderesi, TCK m. 54 uyarınca, kasıtlı bir suçun işlenmesine bağlı bir güvenlik tedbiridir. Müsadere kararı verilebilmesi için, ortada işlenmiş ve suç oluşturan bir fiilin varlığı gerekir. Eğer bu asıl suç, dava zamanaşımına uğrarsa, artık o fiilden dolayı bir mahkumiyet hükmü kurulamaz ve fiilin suç niteliği ortadan kalkar. Asıl suçun zamanaşımı nedeniyle düşmesi, ona bağlı olan fer'i nitelikteki müsadere yaptırımının da uygulanmasına engel olur. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/2370 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, müsadere davası asıl suça bağlıdır ve asıl suçla ilgili zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi halinde, artık nakil vasıtasının müsaderesine karar verilemez ve sahibine iadesi gerekir. Bu durum, eşyanın bizatihi bulundurulmasının yasak olduğu (kaçak orman emvali, uyuşturucu madde gibi) durumlardan farklıdır (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-259-suc-konusu-olmayan-esyanin-musaderesi.html).