TCK m.158/1-e'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun cezasının alt sınırının 'dört yıldan' ve adli para cezasının 'suçtan elde edilen menfaatin iki katından az' olamayacağı şeklindeki ağırlaştırıcı düzenlemenin, TCK'daki diğer nitelikli dolandırıcılık hallerinden farkı nedir? Bu ağırlaştırmanın temel amacı ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137283

TCK m.158/1'de birçok nitelikli dolandırıcılık hali sayılmış ve genel ceza 'üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası' olarak belirlenmiştir. Ancak maddenin son cümlesi, (e) bendi (kamu kurumu zararına), (f) bendi (bilişim sistemleri kullanılarak), (j) bendi (banka veya kredi kurumlarını aracı kılarak) gibi bazı bentler için özel bir ağırlaştırma getirmiştir. Bu bentler için hapis cezasının alt sınırı 3 yıl değil 4 yıl, adli para cezasının miktarı ise sabit bir gün sayısı değil, asgari olarak 'suçtan elde edilen menfaatin iki katı' olarak belirlenmiştir. Bu fark, kanun koyucunun bu suç tiplerini daha tehlikeli ve toplumsal zararı daha yüksek olarak gördüğünü gösterir. Kamu kurumlarını hedef alan dolandırıcılığın, kamu maliyesine ve devletin itibarına verdiği zarar; bilişim sistemleri veya bankacılık araçlarının kullanılmasının ise suçun işlenmesini kolaylaştırması ve daha geniş kitleleri mağdur etme potansiyeli, bu ağırlaştırmanın temel amacını oluşturur. Amaç, bu tür nitelikli dolandırıcılık fiillerine karşı daha caydırıcı bir yaptırım öngörmektir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-zararina-dolandiricilik-sucu-cezasi.html).