Yargıtay, TCK m. 302'deki suçun unsurlarını değerlendirirken, sanığın eylemlerinin 'gittikçe ağırlaşan ve birbiriyle nedensellik bağı içinde amaç suçu gerçekleştirmeye çalışan bir yönde ilerlemesi' gerektiğini belirtmektedir. Bu kriterin, suçun sübjektif (kast) ve objektif (elverişlilik) unsurlarının tespitindeki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137279

Bu kriter, hem suçun sübjektif hem de objektif unsurlarının tespiti açısından kilit bir rol oynar. 1) **Sübjektif Unsur (Kast/Amaç) Açısından:** Sanığın tek bir eylemi, onun nihai amacını (devleti bölme vb.) ortaya koymada yetersiz kalabilir. Ancak, sanığın zaman içinde gerçekleştirdiği, birbiriyle bağlantılı ve gittikçe ağırlaşan (örneğin, önce propaganda, sonra yasa dışı gösteri, en son silahlı eylem gibi) fiiller zinciri, onun TCK m. 302'deki özel kastla, yani amaç suç doğrultusunda hareket ettiğini gösteren önemli bir karine oluşturur. Bu fiil silsilesi, sanığın saikini ve iradesini somutlaştırır. 2) **Objektif Unsur (Elverişlilik) Açısından:** Tekil ve izole bir eylem, genellikle devletin birliğini bozmaya 'elverişli' görülmez. Ancak, planlı, sistemli ve aşama aşama şiddetini artıran eylemler bütünü, amaçlanan tehlikeli sonucu yaratmaya daha elverişlidir. Bu fiiller zinciri, eylemin anlık bir tepki olmadığını, planlı bir kalkışmanın parçası olduğunu göstererek, fiilin 'vehametini' ve 'elverişliliğini' artırır. Dolayısıyla bu kriter, Yargıtay'ın eylemi bir bütün olarak ele alıp, hem kastı hem de tehlikenin ciddiyetini ölçmesini sağlar (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/devletin-guvenligine-karsi-suclar-tck-302.-madde.html).