Bir avukatın, Avukatlık Kanunu m.165'e dayanarak, müvekkiliyle sulh olan karşı taraftan vekalet ücreti talep ettiği bir davada, mahkemenin öncelikle hangi hususu araştırması ve ücreti nasıl hesaplaması gerekir?
Bu tür bir davada mahkemenin öncelikle araştırması gereken husus, tarafların gerçekte 'hangi miktar veya değer üzerinden' sulh olduklarıdır. Çünkü hem akdi vekalet ücreti hem de yasal vekalet ücreti, bu sulh değeri üzerinden hesaplanacaktır. Taraflar arasındaki sulh protokolünde bir miktar belirtilmişse, bu miktar esas alınır. Ancak, taraflar sulh miktarını gizlemiş veya belirsiz bırakmışsa, mahkemenin bu miktarı re'sen araştırması gerekir. Mahkeme, tarafların beyanlarını, yapılan ödemeleri, feragat edilen alacakları ve davanın geldiği aşamayı dikkate alarak gerçek sulh değerini tespit etmelidir. Bu değer tespit edildikten sonra, eğer avukat ile müvekkili arasında geçerli bir yazılı ücret sözleşmesi yoksa veya varsa bile HMK m.215 koşullarını taşımıyorsa, karşı tarafın sorumluluğu bu sulh değeri üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanacak yasal vekalet ücreti ile sınırlı olur. Mahkemenin, sulh miktarını araştırmadan, davanın ilk açıldığı değer üzerinden veya varsayımsal bir miktar üzerinden ücret hesaplaması bozma nedenidir (Yargıtay 13. HD, E. 2017/9938, K. 2018/597) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-215-belgelerin-halefler-aleyhine-kullanilmasi-ve-adi-senetlerin-ucuncu-kisiler-icin-hukum-ifade-etmesi.html).