Bir yerel mahkemenin direnme kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK) tarafından 'usul ve kanuna uygun şekilde direnme gerekçesi gösterilmemesi' nedeniyle bozulmasının hukuki sonuçları nelerdir? Bu durumda dosya kime gider ve mahkeme ne yapmalıdır?
YCGK'nın, bir direnme kararını 'direnme gerekçesi gösterilmemesi' veya 'ilk kararın aynen tekrar edilmesi' gibi usuli bir nedenle bozması, işin esasına girilmediği anlamına gelir. Bu durumda YCGK, dosyayı yeniden karar vermesi için direnme kararını veren yerel mahkemeye geri gönderir. Yerel mahkemenin bu bozma kararına karşı yeniden direnme hakkı yoktur; YCGK kararlarına direnmek mümkün değildir (CMK m.307/4 son cümle). Yerel mahkeme, YCGK'nın belirttiği usuli eksikliği gidermekle yükümlüdür. Yani, bu kez CMK m.34, 230 ve 232'ye uygun şekilde, Yargıtay'ın ilk bozma kararına neden uymadığını ve neden direndiğini somut hukuki gerekçelerle açıklayan, usule uygun yeni bir direnme kararı kurmalıdır. Mahkeme, bu yeni ve gerekçeli direnme kararını kurduktan sonra dosya tekrar, bu kez esastan incelenmek üzere, YCGK'ya gönderilir (YCGK, 10.06.2014, K. 2014/317) (sen.av.tr/tr/makale/direnme-kararlarinda-izlenecek-usul).