Bir kişinin, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararıyla suç işlediği sabit olan bir kişi adına 'heykel yaptırması' eyleminin, TCK m. 215 (suçu ve suçluyu övme) açısından değerlendirilmesini, Yargıtay'ın aradığı 'açık ve yakın tehlike' kriteri bağlamında yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137262

Suç işlediği kesinleşmiş bir hükümle sabit olan bir kişinin heykelini yaptırmak, o kişiyi yücelten, eylemlerini onurlandıran ve topluma rol model olarak sunan sembolik bir davranıştır. Bu nedenle, bu eylem TCK m. 215'teki 'suçluyu övme' fiilinin maddi unsurunu oluşturur. Ancak, 2013 değişikliği sonrası suçun cezalandırılabilmesi için, bu övme eyleminin 'kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlike' yaratması şarttır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/4221 K. sayılı kararında da belirttiği gibi, mahkemenin bu eylemin somut olaydaki etkilerini değerlendirmesi gerekir. Heykelin dikildiği yer, heykelin niteliği, açılışı sırasında yapılan konuşmalar, toplumda yarattığı tepki veya destek, bölgedeki sosyal ve siyasi gerilim gibi unsurlar, eylemin kamu düzeni için bir tehlike oluşturup oluşturmadığını belirlemede dikkate alınacaktır. Eğer mahkeme, bu eylemin sadece soyut bir övme niteliğinde kaldığına, kamu düzenini bozacak somut bir tehlikeye yol açmadığına kanaat getirirse, objektif cezalandırılabilme şartı oluşmadığından beraat kararı vermelidir. Aksi halde, suç oluşacaktır (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sucu-ve-sucluyu-ovme-sucunun-cezasi.html).