Avukatlık Kanunu m. 165 uyarınca, sulh olan karşı tarafın avukatın vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu tutulabilmesi için, sulhun yazılı bir belgeye dayanması veya duruşmada gerçekleşmesi şart mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137257

Hayır, şart değildir. Yargıtay içtihatlarına göre, Avukatlık Kanunu m. 165'in uygulanması için sulhun veya anlaşmanın şekli bir koşulu yoktur. Maddede 'sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde...' ifadesi kullanılmıştır. Bu, sulhun resmi bir protokole bağlanmasını veya mahkeme huzurunda yapılmasını zorunlu kılmaz. Tarafların dava dışı bir anlaşmaya vararak davayı veya takibi fiilen sonuçlandırmaları ve takipsiz bırakmaları (örneğin duruşmalara katılmamaları, feragat etmeleri vb.) yeterlidir. 'Olayların gelişiminden böyle bir sonucun olduğunun anlaşılması dahi' maddenin uygulanması için yeterli görülmektedir. Önemli olan, taraflar arasındaki ihtilafın bir anlaşma ile sona erdirilmesi ve bu durumun avukatın haklarını etkilemesidir (Yargıtay 13. HD, E. 2017/9938, K. 2018/597) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-215-belgelerin-halefler-aleyhine-kullanilmasi-ve-adi-senetlerin-ucuncu-kisiler-icin-hukum-ifade-etmesi.html).